Anasayfa > Basın Merkezi > 2019 > Ocak > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (1/2019)

Damgalamaya karşı duruş: Bir çocuk koruma uzmanı, engelli Suriyeli kardeşlerin hayatında fark yaratan çalışmalar gerçekleştiriyor


İzmir, Türkiye – 5 yaşındaki Amineh, 10 yaşındaki Mohamed ve 12 yaşındaki Abdul Rahman, mikrosefali olarak bilinen ve doğuştan gelen bir sağlık sorunuyla yaşayan çocuklar.  Beyin gelişimleri tam olmadığı için kafaları da normalden küçük ve öğrenme açısından engelli durumdalar. Çatışmalar nedeniyle beş yıl önce Halep’ten kaçan ve şimdi Türkiye’de yaşayan Suriyeli mülteci bir aile olarak dil engeli, gelişimleri ve refahları açısından büyük önem taşıyan hizmetlere erişememe gibi kimi ek sorunları da var.



35 yaşındaki Mert Kaya Al Farah Merkezi’nde çocuk koruma uzmanı olarak görev yapıyor. Birlikte çalıştığı kişiler, bu örnekte olduğu gibi İzmir’de yaşayan Suriyeli mülteci aileler. Bir Al Farah çalışanı olarak Mert, günlük mesaisini aileleri karşıladığı ofisi ile saha arasında ikiye ayırıyor. Bu ailelerin yaşama tutunup gelişmeleri açısından gerekli tüm hizmetlere erişebilmeleri için yorulmak nedir bilmeden çalışıyor. 

Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi, UNICEF’in desteği ile Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) tarafından yönetiliyor ve finansmanı da Avrupa Birliği tarafından sağlanıyor.  Merkez, mültecilere yönelik hizmetleri tek bir mekânda ve kapsamlı bir şekilde sağlıyor. Bu hizmetler arasında temel sağlık ve beslenme desteği, anne-baba eğitimi, Türkçe dersleri ve psikososyal destek de yer alıyor. 

Merkezin müdürü Betül Torun merkeze ilişkin şunları söylüyor: “Ekibimizde sosyal çalışmacılar, psikologlar, sağlıkçılar, beslenme uzmanları ve çocuk koruma uzmanlarıyla birlikte saha ve gençlik çalışanları bulunuyor. Bir aile buraya geldiğinde ailenin durumuna bütüncül biçimde yaklaşıyoruz. Önce bir sosyal çalışmacı ailenin durumunu değerlendiriyor, özel ihtilaçlarını ortaya koyuyor, ardından sosyal çalışmacı gerekiyorsa aileyi ilgili destek birimine yönlendiriyor. Kimi durumlarda ailelerin kimlik belgelerini çıkarttırmada ya da hizmetlere erişemede sıkıntı yaşayabiliyorlar; böyle durumlarda biz aileye ilgili işlemlerde eşlik ediyoruz.”  

Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir’de 140 binden fazla Suriyeli mülteci var. Amineh ve kardeşleri gibi engelli çocuklar genellikle engellerinin zamanında ortaya çıkarılmaması ya da teşhis konmamış olması, okula gidememe, topluma dahil edilmeme gibi birçok güçlükle karşılaşıyorlar. Mülteciler olarak ayrıca sağlık, eğitim ve sosyal refah gibi alanlardaki hizmetlere yeterince erişememe gibi bir riskle de karşı karşıyalar.

Mert çocukların durumu için elde bilinen bir tedavi olmadığının, ancak konuşma, mesleki ve fiziksel terapi ve örgün eğitime erişim gibi erken müdahaleler bu konumdaki çocukların bilişsel gelişimi ve potansiyellerini tam olarak gerçekleştirmeleri açısından büyük önem taşıdığının farkında.

Mert şöyle diyor: “Bu çocuklara yardımcı olabildiğim için belli bir başarı duygusu yaşıyorum ama aslında bu ebeveynleriyle kurduğumuz bir ortaklığın sonucu. Çok açık fikirli ve çocuklarının daha iyi bir geleceğe sahip olması için ellerinden ne gelirse yapmak istiyorlar. Yararlanabilecekleri bir yardımın varlığından söz etmek için Gasan’ı ne zaman arasam hemen gelip bilgi almak istiyor.”
 
 
8 ay önce Al-Farah Merkezi’ne geldiklerinde çocuklar durumları nedeniyle okula gidemiyordu. Mert onlara yardımcı oldu ve okula gidebilmeleri için gerekli işlemler tamamlandı. Çocukların babası şöyle diyor: “İhtiyacımız olan tüm bilgilere onun aracılığıyla ulaşıyoruz. Bir psikoloğa ya da pediatri uzmanına ihtiyacımız olduğunda Mert bunu sağlayabiliyor. Artık kardeşimiz gibi oldu. Çocuklar da Mert’le kendilerini rahat hissediyor; Mert onlar için bir rol model oldu.”

Baba 37 yaşındaki Gasan ve 34 yaşındaki eşi Umeyme tüm ebeveynler gibi çocukları söz konusu olduğunda ellerinden ne gelirse yapmaya hazırlar. “Onlarla oynuyorum ve internetten bir şeyler öğretiyorum. Çocuklar dışarıya, doğaya çıkıp orada bir şeyler keşfetmeyi de seviyorlar. Bizim asıl sorunumuz, başkalarının da bu çocukların ihtiyaçlarını anlar duruma gelmesi” diyor Gasan. 



Çocuklar, özel ihtiyaçları olan çocuklara yönelik hizmet veren bir Türk okuluna devam ediyorlar. Bilişsel gelişimlerini uyarıcı nitelikte pek çok oyunda yer alıyorlar. Gasan sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocukların okula gidebilmesi sayesinde aile olarak yaşamımızı bir düzene sokabildik ve normallik duygusunu yeniden kazandık…” 

Geleceğe ilişkin düşlerini sorduğumuzda Abdul Rahman bir ‘hobi’ olarak otobüs şoförlüğünden, ‘gerçek iş’ olarak da doktorluktan söz ediyor. Tanımış olduğu ve desteğini gördüğü Mert gibi insanlardan esinlenerek başkalarına yardım etme gibi bir zorunluluğu olduğunu düşünüyor. Amineh ise güzel beyaz bir gelinlik giyeceği günleri düşlüyor. Gasan ise özlemle şöyle diyor: “onları yeniden düş kurarken görmek gelecek için bizi umutlandırıyor.”  

ÇOCUKLAR İÇİN İŞBİRLİĞİ
UNICEF ve ASAM işbirliğinde, Avrupa Birliği’nin (2015 – 2018 yılları arasında) ve diğer ortakların finansal destekleriyle Türkiye’nin 5 ilinde faaliyet gösteren 6 Al Farah Merkezi mültecilerin ve sığınmacıların temel ve sosyal korunma ihtiyaçlarının karşılanmasına olanak sağlıyor. Aileler için “tek durak noktası” olan bu mekânlar çocuk dostu ve çocuk odaklı bir dizi hizmet sunuyor.

 
34 yaşındaki Umeyme 5 yayındaki kızı Amineh ile kaliteli zaman geçiriyor. Engelli üç çocuğu için kendisine destek olunmasına minnettar