Anasayfa > Basın Merkezi > 2019 > Ocak > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (1/2019)

Savaş travmasını aşmayı öğrenmek - Mahmud'un Öyküsü


Kilis, Türkiye- Mahmud’un günü, UNICEF’in ortağı Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) İdaresi tarafından yönetilen ve İslambey ÇATOM Merkezi’nin bulunduğu tarihi binanın insana huzur veren güneşli bahçesinde başlıyor.  Burada Suriyeli ve Türk çocuklar neşe içinde birlikte şarkı söylerken Türkçe temellerini öğreniyorlar. 6 yaşındaki Mahmud ve ailesi, Türkiye’nin güneydoğusunda, Suriye sınırına çok yakın bir konumda bulunan Kilis’te yaşayan mülteciler arasında yer alıyor. Ailesi altı yıl önce Halep’ten ayrıldığında Mahmoud henüz bebekmiş. Babası, Mahmoud doğmadan iki hafta önce öldürülüdüğü için, çocukları Türkiye sınırından güvenli biçimde geçirme görevi halaları Sara’ya düşmüş. Sara şöyle anlatıyor: “Mahmud benim elime doğdu. Büyüyüp güçlenmesi, sağlıklı olması için kendi oğlumla birlikte onu da emzirdim.”  Sara şimdi Mahmud’u kendi çocukları, onunla aynı yaşta olan Muhammed, 4 yaşındaki Aisha 4 ve en küçükleri 2 yaşındaki Hala ile birlikte büyütüyor. 

Sara, İslambey Merkezi’nin varlığından ilk kez mahallelerine gelen saha görevlileri sayesinde haberdar olmuş. “Bana uygulanan program hakkında bilgi verdiler, iki oğlumla birlikte okula gelerek öğretmenlerle tanışmamı istediler.” Kilis’teki merkez, çocuklara öğrenip oyun oynayabilecekleri güvenli ve rahat bir ortam sunuyor.  Amaçlanan, çocukların Türk okullarına hazırlanmaları için deneyimli eğiticilerin ve sosyal çalışmacıların rehberliğinde düzenlenen eğitici faaliyetlere katılmalarını sağlamak. UNICEF Türkiye Eğitim Uzmanı Derya Dostlar programla ilgili şunları söylüyor: “Erken Dönem Çocukluk Eğitimi” (EÇE)’nin amacı, yeni başlayacakları okullarına uyum sağlayabilmeleri için Suriyeli çocuklara eğitimin yanısıra hijyen alışkanlıkları ile dil ve sosyal beceriler kazandırılmasıdır”. 



Mahmud ve sınıf arkadaşları her sabah derse neşe içinde, şarkı söyleyerek başlıyor, “sağ ayak, sol ayak, ben çuf çuf giden bir trenim…”

Suriyeli çocuklar buraya ilk geldiklerinde ilk üç haftalık eğitimlerini iki dilde alıyorlar: Türkçe ve Arapça. Bu, çocukların yeni dillerine geçişlerini kolaylaştırmak için tercih edilen bir yöntem. İslambey Merkezi’nin çocukları nasıl etkilediğini sorduğumuzda Dostlar, çocukların kendilerine güveninde gerçek bir artış görzlemlediklerini söylüyor ve örnek olarakta başlarda son derece utangaç olan Muhamed’in şimdi daha sosyal bir çocuk haline gelmesini veriyor. “Gerçekten kendini dışa açtı ve bir köşede bezgin ve öfkeli durmak yerine duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi öğrendi”, diyerek bu gözlemi doğruluyor Sara. Bu arada, okulda öğrendiği ve evde de uygulamaya devam ettiği bazı alışkanlıklar sayesinde Mahmud daha disiplinli ve düzenli bir çocuk olmuş. Sara gülerek şöyle diyor: “Erkek çocuklar okulda öğrendiklerini evde küçük kız kardeşlerine de öğretince benim işlerim kolaylaşıyor. Okulu o kadar sevdiler ki ‘keşke hafta sonları da gidebilsek’ diyorlar.”

 
6 yaşındaki Mahmud’un halası Sara 29 yaşında ve eşi ile birlikte Mahmud’un bakımını üstlenmiş



Çocuklar aynı zamanda sanat ve müzik derslerinden de yararlanıyor. Bu dersler, psikolojik travmayı aşıp gündelik yaşamlarında normallik algılarının gelişmesi için verilen psikososyal desteğin çok önemli bir parçasını oluşturuyor. Çocuklara kendilerini ifade etme olanağı tanınması, başka bir ülkede mülteci konumunda olmanın gündelik stresiyle baş etmelerinde yapıcı yollar bulunmasını sağlayarak aynı zamanda çocukların dayanıklılığını da artırıyor.

 
Mahmud sanat aracılığıyla kendini ifade edebiliyor, hayal gücünü ve yaratıcılık becerilerini daha etkili biçimde kullanabiliyor. Böylece ailesiyle birlikte yeni bir gelecek düşleyebiliyor.

Çocukların öğrendikleri, örneğin yemekten önce ellerin yıkanması ve günde iki kere diş fırçalama gibi hijyen becerileri ailenin diğer üyeleri üzerinde de olumlu etkiler yaratıyor. Dostlar bu konuda şöyle diyor: “Çocuklar okullarında temiz su, tuvalet ve el yıkayacak sabun gibi imkânlara sahip olduklarında öğrenme ortamları iyileşmekte, sağlıklı kalma ve potansiyellerini tam olarak gerçekleştirme şansları da artmaktadır.  Okulda temiz su, sanitasyon ve hijyen alışkanlıkları edinen çocuklar evlerinde ve toplum içinde yaşam boyu sürecek pozitif davranışlar edinebilmektedirler.” 

 
Mahmud okulda öğrendiği faydalı alışkanlıkları eve de taşıyor; kız kardeşiyle birlikte bir şeyler atıştırmadan önce ellerini yıkıyorlar.

İslambey Merkezi aynı zamanda Suriyeli ve Türk annelerin ve bakıcıların sosyalleşmeleri ve etkileşim içine girmeleri açısından da önemli bir yer. Sara bir çamaşırhanede yarı zamanlı olarak çalışıyor ve çocukların bakımını da kendileriyle birlikte yaşayan kayınvalidesiyle paylaşıyor. Sara; “Bizler burada buluşup çocuklarımızı almadan önce birlikte çay içiyoruz; karşılıklı anlattıklarımızla ve gözyaşlarımızla birbirimizi desteklemenin yollarını buluyoruz. Burası ben ve ailem için gerçek bir destek mekanizması oldu ve bizleri daha da kaynaştırdı.”



6 yaşındaki Mahmud ile kız kardeşleri 4 yaşındaki Aisha 4 ve 2 yaşındaki Hala annelerinin evde hazırladığı bir atıştırmanın başında

ÇOCUKLAR İÇİN İŞBİRLİĞİ
UNICEF, GAP İdaresi ve Türkiye Kalkınma Vakfı ile işbirliğinde, Avrupa Birliği ve Norveç’in finansal katkılarıyla mülteci ve sığınmacı çocuklara yönelik erken dönem çocukluk eğitimi programlarını desteklemektedir.