Anasayfa > Basın Merkezi > 2018 > Kasım > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (11/2018)

Yeni rapora göre aşılamadaki açıklar nedeniyle kızamık vakaları küresel ölçekte tırmanışta


CENEVRE/ATLANTA/NEW YORK, 29 Kasım 2018 Önde gelen sağlık kuruluşları tarafından bugün yayınlanan yeni bir rapora göre çok sayıda ülkede ağır ve uzun süren hastalık salgınları görülürken, 2017 de kızamık vakalarının sayısında da artış yaşandı.  Aşılama faaliyetlerindeki açıklar yüzünden kızamık salgınları tüm bölgelerde görülürken, tahminlere göre 110 bin vaka ölümle sonuçlandı.
 
Rapor, güncellenmiş hastalık modelleme verileri kullanarak son 17 yılda kızamık hastalığının seyrine ilişkin en kapsayıcı tahminleri sunmaktadır. Buna göre, 2000 yılından bu yana kızamık bağışıklaması sayesinde 21 milyon ölüm önlenmiştir. Bununla birlikte, bildirilen vaka sayısında 2016 yılından bu yana yüzde 30’un üzerinde artış görülmüştür.
 
2017 yılında Amerika kıtası,  Doğu Akdeniz Bölgesi ve Avrupa’da kızamık vakalarında büyük artışlar görülürken bu hasatlıkla ilgili vakaların sayıca azaldığı tek Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bölgesi Batı Pasifik olmuştur.
 
WHO Programlar Genel Direktör Yardımcısı Dr. Soumya Swaminathan: “Kızamığın yeniden ortaya çıkışı ciddi bir kaygı konusudur. Çeşitli bölgelerde, özellikle bu hastalığı ortadan kaldırmış ya da kaldırmaya çok yakın olan ülkelerde uzun süren salgınlar görülmektedir. Aşılama kapsamını genişletme, aşısı eksik ya da hiç aşı olmamış çocukların sayısının kabul edilemeyecek düzeylerde olduğu nüfus kesimlerini belirleme yönünde acil çabalara girişilmedikçe, çocukları ve toplulukları bu yıkıcı, ancak tamamıyla önlenebilir hastalıktan korumada on yıllar boyunca elde edilen kazanımları yitirme riskiyle karşı karşıya kalacağız.”
 
Kızamık ciddi ve son derece bulaşıcı bir hastalıktır. Yol açabileceği ciddi ve ölümcül sonuçlar arasında ansefali (beyinde şişmeye yol açan bir enfeksiyon), ağır ishal ve sıvı kaybı, pnömoni, kulak enfeksiyonları ve kalıcı görme kaybı yer almaktadır. Beslenme yetersizliğine maruz ve bağışıklık sistemleri zayıf bebekler ve küçük çocuklar bu tür komplikasyonlara ve ölüme özellikle açık durumdadır.
 
Hastalığın, güvenilir ve etkili iki doz aşıyla önlenmesi mümkündür. Ne var ki, ilk doz aşıda küresel kapsama yıllardır yüzde 85 ile yerinde saymaktadır. Oysa bu oran salgınların önüne geçilmesi için gereken yüzde 95’in hayli altında kalmaktadır ve pek çok toplumda çok sayıda insanı hastalığa açık hale getirmektedir. İkinci doz aşının kapsamı ise yüzde 67’dir.
 
Gavi Aşı İttifakı CEO’su Dr. Seth Berkley: “Kızamık vakalarındaki artış kaygı verici olsa da şaşırtıcı değildir. Hastalık karşısındaki rehavet, Avrupa’da aşılarla ilgili yanlış bilgiler yayılması, Venezüela’da sağlık sisteminin çökmesi ve Afrika’da bağışıklama kapsamının dar kaldığı bölgelerin varlığı hep bir araya gelerek yıllar boyu sağlanan ilerlemenin ardından kızamığın küresel ölçekte yeniden baş göstermesine yol açmıştır. Mevcut stratejilerin değişmesi gerekmektedir: Rutin bağışıklama kapsamının genişletilmesi ve sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi için daha fazla çaba harcanmalıdır. Aksi halde bir salgının ardından diğerini bekleme durumunda kalırız.”
 
Sağlık kuruluşları, son dönemdeki salgınlara yanıt olarak rutin aşılama hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çabaların yanı sıra bağışıklama sistemlerine sürekli yatırım yapılması çağrısında bulunmaktadır. Bu çabaların, çatışma ve yerinden olma gibi sorunlardan etkilenenler dâhil özellikle en yoksul ve marjinal konumdaki topluluklara odaklanması gerektiği belirtilmektedir.
 
Kuruluşlar, olduğu yerlerde aşılara ilişkin yanlış bilgiler ve tereddütlerle mücadele ederken bağışıklama çalışmalarına geniş kamuoyu desteği oluşturulması için harekete geçilmesi çağrısında bulunmaktadır.
 
ABD Hastalıklarla Mücadele ve Önleme Merkezleri Hızlandırılmış Hastalık Mücadelesi Şubesi Başkanı ve Kızamık-Kızamıkçık Yönetim Ekibi Başkanı Dr. Robert Linkings: “Bağışıklama hizmetlerinin sağlanması için sürekli yatırımlar hayati öneme sahiptir ve ihtiyacı olanların aşılanması için her fırsattan yararlanılması gerekmektedir.”
 
Kızamık ve Kızamıkçık Girişimi,  Amerikan Kızıl Haçı, CDC,  Bileşmiş Milletler Vakfı, UNICEF ve WHO tarafından 2001 yılında oluşturulan bir ortaklıktır.
 
###

Editörlere notlar
‘Bölgesel Kızamık Eleminasyonunda İlerleme — Worldwide, 2000–2017’ WHO ve CDC’nin ortak yayınıdır. Yayın, WHO Haftalık Epidemiyoloji Kaydı ile CDC’nin Haftalık Hastalık ve Ölüm Raporu içinde yer almaktadır.
 
2011 yılında başlatılan Kızamık & Kızamıkçık Girişiminin (M&RI) öncülüğünü Amerikan Kızıl Haçı, CDC,  Bileşmiş Milletler Vakfı, UNICEF ve WHO yapmaktadır. M&RI’nin amacı, hiçbir çocuğun kızamıktan ölmemesini ya da doğuştan kızamıkçık sendromlu olmamasını sağlamak ve Küresel Aşı Eylem Planı’nın kızamık ve kızamıkçık eleminasyon hedefini 2010 yılına kadar en az beş WHO bölgesinde gerçekleştirmektir.
 
Kızamık eleminasyonu, endemik kızamık virüsünün bir bölgede ya da tanımlanmış başka bir coğrafi bölgede 12 aydan uzun bir süre kimseye geçmemesi anlamına gelmektedir. Buna karşılık, virüs yeniden geri dönerse ve bulaşma olayı bir yıldan uzun bir süre devam ederse ülke artık kızamıktan kurtulmuş sayılmamaktadır.
 
Rapor 29 Kasım 2018 tarihi itibarıyla CDC’nin Haftalık Hastalık ve Ölüm Raporu  ve 30 Kasım 2018 tarihi itibarıyla da WHO’nun Haftalık Epidemiyoloji Kaydında yer alacaktır. Bağışıklamadaki ilerlemelerle ilgili daha fazla bilgi ise Bağışıklama Stratejik Danışma Grubu’nun Kasım 2018’de yayınlanan Küresel Aşı Eylem Planı 2018 Değerlendirmesi  içinde bulunabilir.
 
Daha fazla bilgi için:
Sema Hosta, UNICEF Türkiye, +90 312 454 1010, shosta@unicef.org
Sabrina Sidhu, UNICEF New York, +1 917 476 1537, ssidhu@unicef.org
Christian Lindmeier, WHO Cenevre, +41 79 500 6552, lindmeierch@who.int
Amy Rowland, CDC Atlanta, +1-678-332-9601, HRowland@cdc.gov
James Fulker, +41 79 429 55 05, jfulker@gavi.org